Kazan Töreni (12-G-21 )

Kazan Töreni (12-G-21 )1972’de kurulan Nesin Vakfı, ortalama 40 çocuğu ve 10 çalışanıyla -gönüllüleri de sayarsak- 60 kişilik cıvıl cıvıl bir ailedir. Vakf’ın ana binası Çatalca’da, 15 dönümlük yemyeşil bir bahçe içindedir. Her çocuğun ayrı bir odası vardır. İlk ve orta eğitimdeki çocuklarımız Çatalca’daki devlet okullarında okurlar. Yüksek öğretimdeki gençlerimiz, bulundukları kentlerde, varsa Nevin Vakfı’nın evlerinde, yoksa kiralanan bir evde ya da yurtlarda kalırlar. İlkokul çağına girmeden Vakf’akatılan çocuklar, bir meslek edininceye, daha doğrusu kendi…

"Kazan Töreni (12-G-21 )"

Pırtlatan Bal

Pırtlatan BalÇocuklar, bu oyunun sonucundan çıkarılacak doğruyu sizler bu oyunu seyrettikten sonra kendiniz bulacaksınız. Aranızda tartışın, anababanızla konuşun ve bu masal-oyunun niçin yazıldığını, hangi doğruyu, hangi gerçeği anlatmak istediğini kendiniz bulun. Bu oyun size, doğru olanı, bir gerçeği bulmanıza yardım etmek için yazılmıştır. Nedir o gerçek olan doğru? İşte bunu siz söyleyeceksiniz bana… Hepinizin gözlerinden öperim. Hepinize başarılı ve mutlu uzun yaşam dilerim. Hepinizin yurdumuza ve halkımıza ve dünyamıza yararlı olmasını candan dilerim.Aziz Nesin

"Pırtlatan Bal"

Taşlamalar & Azizname – Hazret-i Dangalak

Taşlamalar & Azizname – Hazret-i DangalakBir kendisi var her şeyi bilen başka bilen yok sanıyor Herkes kendini bir bok sanır Ama bu herif Kendini iki bok sanıyor“Bir Değil iki” adlı taşlamadan mizah genellikle zihinsel bir sanat işlemidir. Mizah da, karamizaha ve yergiye dönüştükçe, zihinsellik artar. Taşlama ise mizahın en acı, en düşünülerek, tasarlanarak yapılan türüdür.

"Taşlamalar & Azizname – Hazret-i Dangalak"

Yurt Gezileri

Yurt GezileriAnadolu “Konfor Palas’larla dolu. Yolların üzerinde Konfor palas yazılı, oklu levhalar var. Bu Konfor Palaslarda hela bile yok, gerisini siz düşünün. Helalar yapılardan ayrı, uzakta, bir koca aralık, bir pis çukur…Konfordan Palastan aşağısı kurtarmıyor. Palaspamdırasın adını Konfor Palas koymuşlar.Adı değişti mi, her şey değişir bellemişiz. Baksanıza, bize demokrasinin adından bir şey var mı?Dışarıdan bak, Konfor Palas. İçi palaspandıras…Dışından bak, demokrasi. Dışı seni yakar, içi beni.

"Yurt Gezileri"

Sanat Yazıları

Sanat YazılarıSanat politikasını, yerinden kıpırdamadan göbek sallanan tvist dansı sananlar, Türk tiyatrosuna yaptıkları şerefli hizmetleri yadsıyan nankörler olduğumuzu sanmasınlar. Atatürk, “Efendiler!” şunu, şunu, şunu olursunuz “ama sanatkâr olamazsınız!” demiş ya, bunlar da olmuşlar işte… Günün birinde Türk tiyatro tarihi, sanat adına yapılan bütün bu maskaralıkları elbette yazacaktır. Ve Türk tiyatro tarihinin onlara bir sorusu olacak: Türk tiyatrosunu bugünkü aşamaya ulaştırmakla övünenler, niçin Türk tiyatrosunu bugünkü yerinde bıraktılar da daha ileri bir aşamaya getirmediler?“Tiyatroda cinayet” adlı…

"Sanat Yazıları"

Nah Kalkınırız

Nah KalkınırızBilindiği üzere her ülkede azçok birbirine benzer yiğitlik ölçekleri vardır. Kimi ülkede örneğin pozu yiğitliğin göstergesidir. Sağlam yapılı insanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede yiğitlik boyla bolsa, pazu gücüyle değil, yüreklilikle ölçülür; gözünü budaktan sakınmayanlar yiğit sayılır. Kimi ülkede sözünü sakınmayanlar, eğriye eğri doğruya doğru konuşanlar yiğittirler. Kimi ülkede… Ülkelerden birinde yiğitliğin ölçüsü taşacaktı. Yiğitlik orda taşakla ölçülürdü. Böyle olunca o ülkede kadınlardan yiğit çıkmaz sanılırsa da, arada yiğit, hatta çok yiğit kadınlar da çıkar,…

"Nah Kalkınırız"

Suçlanan Ve Aklanan Yazılar

Suçlanan Ve Aklanan YazılarO günlerde gazetelerin çoğu iki yanlı oynamaktaydılar; hem türlü çıkarları yada korkuları yüzünden iktidarı okşuyorlar hem de satış sağlamak için muhalefeti elden bırakmak istemiyorlardı. Hatta aynı gazetede aynı gün, imzasız başyazıda inançlarına aykırı olarak iktidarı destekleyip imzalı yazılarında da muhalefet yapan gazeteler vardı. Böylece iktidarı tutmuş görünerek baskıdan korunuyor, iktidarın nimetlerinden çöpleniyor, sözde muhalefet yaparak da hem satış sağlayıp geçimlerini hem de ilerici aydın durumlarını sağlamış oluyorlardı.

"Suçlanan Ve Aklanan Yazılar"

Aydınlar Üstüne

Aydınlar ÜstüneGülmece edebiyatının doruğundaki yazarımız Aziz Nesin’i 100. Doğum Yılında anarken onun öyküleri, yazı ve konuşmalarından derlenen tematik bir seçki sunuyoruz. Aziz Nesin’in öyküleri geniş bir konu yelpazesi içinde yalnız günlük yaşamı değil insanlık durumlarını ve toplumsal ilişkileri de gözler önüne serer, okuyanı güldürürken hayatı anlamaya yöneltir. Aynı çeşitlilik yazıları ve konuşmalarında da geçerlidir. Seçkimizi hazırlarken istedik ki Aziz Nesin’in kitaplarındaki öykü ve yazılarını bu kez tematik bir bütünlük içinde okuyun.

"Aydınlar Üstüne"

Nasrettin Hoca / Gülütler

Nasrettin Hoca / GülütlerYa hiç sopa yemedin ya sayı saymasını bilmiyorsunTimur, her nedense bigün Nasrettin Hoca’ya çok kızdığından, adamlarına,-Yatırın Hoca’yı, ayaklarına binbeşyüz sopa vurun demiş.Hoca gülmeye başlayınca,-Neden gülersin? Diye sormuş Timur.Hoca,-Efendim, demiş, siz ya hiç sopa yemediniz, ya sayı saymasını bilmiyorsunuz. Ye kürküm yeDevenin başıParayı veren düdüğü çalarAyağını sıcak tutO konuşursa bu da düşünürÇömlek hesabıSesi yarın çıkarUmut bir şu dağın ardındaHer gün bayram olsaKuşa benzetmekKeramet kavuktaysaGörüp göreceğin rahmet buDamdan düşen halden bilirSana göre hava hoşYoksa…

"Nasrettin Hoca / Gülütler"

Okullar İçin Kısa Oyunlar

Okullar İçin Kısa Oyunlar“Büyük gülmece yazarımız Aziz Nesin yaşamının her döneminde çocuklar için de yapıtlar üretmekten geri durmadı.İlk kez 1949 yılında “Monologlar” adıyla yayımlanan okullar için kısa oyunlar kitabı da bunlardan biri.Aziz Nesin’in güçlü gülmece duygusuyla dolu bu oyunlarını her yaştan çocuk beğeniyle okuyacaktır.Kolay sahnelebilir özellikte olması, oyunların okullar için önemini daha da artırıyor.Yazıldığı dönemde bütün ilköğretim okullarında okutulan ve okul gösterilerinde sahnelenen bu kitabı yazar, ilk iki çocuğunun adları olan Oya Ateş imzasıyla yayımlamıştı.”

"Okullar İçin Kısa Oyunlar"