Küresel Siyasete Giriş & Uluslararası İlişkilerde Kavramlar Teoriler Süreçler

Küresel Siyasete Giriş & Uluslararası İlişkilerde Kavramlar Teoriler SüreçlerEtrafımızdaki dünyanın ve onun bilgisinin büyük bir hızla dönüşüme uğradığı bir dönemde yaşıyoruz. Bir önceki yüzyıla ait bütün bilgilerimiz hızla geçersizleşiyor, sosyal bilimlerin içindeki disiplinlerarası ayrımlar bulanıklaşıyor. Uluslararası göç, küresel ekonomik krizler, küresel çevre sorunları, enerji krizleri, ulusüstü oluşumların derinleşmesi, savaşın yeni biçimleri uluslararası ilişkiler disiplinini kuran ve onudiğer disiplinlerden ayıran, içerisi ile dışarısı arasındaki ayrımın geçerli olmadığı iddialarının yaygınlaşmasına yol açıyor. Hukuksal bir statü olarak egemenlik…

"Küresel Siyasete Giriş & Uluslararası İlişkilerde Kavramlar Teoriler Süreçler"

Şiir / Mimarlık & Binanın İhlali

Şiir / Mimarlık & Binanın İhlaliÖzellikle Rönesans’tan beri, mimarlığın binayla, inşayla ilişkilendirilmesini reddeden ve onu sanat olarak, şiir olarak, hatta felsefe olarak tasavvur edenler olmuş. Bu retçi görüşler, mimarlığın işleve, faydaya indirgenmesine karşı çıkmışlar. Onlara göre mimarlık, birtakım ritüellerdir, kutsal ruhlarla efsunlanarak canlanan heykellerdir, kozmik yaratıklara ev sahipliği yapan labirentlerdir, semiyotik mabetlerdir, altın çağın ütopyalarıdır… Sonsuz bir hayal ve arzu âlemidir. Dolayısıyla mimarlık, ancak binayı ihlal ederek mimarlık olabilir. Mimarlığın kökeni bina-olmayandadır. Bahar Avanoğlu, önce…

"Şiir / Mimarlık & Binanın İhlali"

40 Yıl 12 Eylül

40 Yıl 12 Eylül“Daha beterini tarif etmek için sarf edilen sözler:‘12 Eylül’den daha ağır,’‘12 Eylül’de bile bu kadarını yapmadılar,’‘12 Eylül hukukunu arar olduk,’ oluyor.Başlı başına, 12 Eylül’ün bir ‘çıta’ koyduğunu gösteren, onun miladî niteliğini fark ettiren kalıplar…12 Eylül, beteriyle katlansa da, o beterin kapısını açmıştır, bir dönüm noktasıdır, o bakımdan miladîdir.”Sunuş’tan 12 Eylül askerî darbesinin üzerinden 40 yıl geçti. Yaşamak, hatırlamak bir yana,12 Eylül’ü sadece şöyle bir işitmiş kuşaklar yetişti. Türkiye’nin yakın tarihinin önemli hadiseleri arasından bir…

"40 Yıl 12 Eylül"

Küreselleşme Çağında Göç & Kavramlar, Tartışmalar

Küreselleşme Çağında Göç & Kavramlar, Tartışmalarİnsanlar, ezelden beri dünya üzerinde göç halindeler. İçinde bulunduğumuz küreselleşme çağında göçün hem boyutları olağanüstü arttı hem karmaşıklaştı. Açık, döner ve mühürlü kapılar var; herkes her yere göçemiyor… Çok farklı göçdeneyimleri var. Göçmenler, umutları ve mağduriyetleri ile, bütün yerleşik düzenleri değişime zorluyorlar. Elinizdeki kitap, uluslararası göçü bütün boyutlarıyla tartışmaya açıyor: Teorik yaklaşımlar… Uluslararası ve ulusal politikalar… Emek göçü… Emekli göçü… Göçte kadınlar… Göçmenlerin uyum ve “entegrasyonuyla” ilgili tartışmalar…Göçmenlerin statü, vatandaşlık…

"Küreselleşme Çağında Göç & Kavramlar, Tartışmalar"

Aynanın Önünde Cımbızın Ucunda Kuaför Kitabı

Aynanın Önünde Cımbızın Ucunda Kuaför Kitabı“Kuaför, hizmet satın aldığımız benzer başka mekânlar gibi asıl işlevinin yanında, birçok başka tecrübe yaşatan, sosyalleştiğimiz, dertlendiğimiz, deva bulduğumuz ve çevremizi tanıdığımız bir mekân. Kadın bedeni ve hatta ruhunu tımar etme iddiasında bir işletme olduğu için de beden politikalarının ve cinsiyet rollerinin kurulduğu, yıkıldığı, yeniden kurulduğu ve sınandığı bir yer aynı zamanda.” Funda Şenol Cantek Bir ortam, hatta adeta bir “kurum”, kuaför; merkezden taşraya, her yerde hazır ve nazır. Kuaförlük…

"Aynanın Önünde Cımbızın Ucunda Kuaför Kitabı"

Erken İç Asya Tarihi

Erken İç Asya TarihiCambridge Üniversitesi külliyatının en önemli kitaplarından biri olan Erken İç Asya Tarihi, her biri konusunun uzmanı tarihçilerin yazdığı makaleleri biraraya getiriyor. Dünyanın en ilginç coğrafyalarından biri, büyük uygarlıkların ‘doğum yeri’ olan İç Asya’nın eski çağlardaki tarihine ışık tutan bu derleme, imza attıkları önemli çalışmalarla ünleri ülkemizin sınırlarını aşan tarihçilerimiz ve akademisyenlerimiz tarafından Türkçe’ye çevrildi. Kitap, bölgenin coğrafyasını tanıttıktan sonra ele aldığı tarihi, Palelitik Çağ’dan 13.yüzyılda Moğol imparatorluğu’nun kuruluşuna kadar getiriyor.

"Erken İç Asya Tarihi"

Yüz Karası Değil, Kömür Karası Zonguldak

Yüz Karası Değil, Kömür Karası Zonguldak“‘Zonguldak’ı Türkiye’nin ötekisi, istenmeyeni, bedeninden atmak istediği bir parçası olarak düşünebilir miyiz?’ sorusu Zonguldak’ın bugünkü durumunu anlamamıza yardımcı olabilecek spekülatif bir soru olarak önümüzde duruyor. Özellikle 80’li yılların sonu ve 90’lı yıllarda gerçekleştirilen özelleştirmelerle beraber ‘Türkiye’nin sırtındaki kambur’ olarak görülmeye başlanan Zonguldak için aynı tartışma 2014 yılında çıkan ‘Torba Kanun’ ile tekrar gündeme geldi. Kentte ve havzada çıkarılan, ülke sanayisi için bir zamanlar büyük öneme sahip taş kömürü önemini yitirirken…

"Yüz Karası Değil, Kömür Karası Zonguldak"

Yengeler Cumhuriyeti

Yengeler CumhuriyetiYenge… Ne kadar sık duyduğumuz bir hitap, bir ad. Kadını evlilik ilişkisi üzerinden tanımlayışıyla, onun “sahipli” olduğunu vurgulayarak “korumaya” almasıyla, ataerkilliğin bir alâmeti.İçerdiği hürmet ifadesi, “yenge”nin kendinden ziyade onun eşi olan “abi”ye mi yönelik aslında? Yengeliğin de kendince bir ağırlığı, bir saltanatı, bir cumhuriyeti yok mu ama? Yenge “makamının” kadınlar arası ilişkilerdeki hükmünü de düşünürsek…Yenge hitabının binbir anlamı… Yengeliğin “hukuku”, konforları ve tekinsizlikleri… Yengelerin akrabalık ilişkilerinin keşmekeşiyle baş etme stratejileri… “Korkunç Yenge” imgesi… Korkulan,…

"Yengeler Cumhuriyeti"

Sınıftan Sınıfa & Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları

Sınıftan Sınıfa & Fabrika Dışında Çalışma Manzaralarıİşçi/emekçi kavramı, hâlâ öncelikle fabrikayı, atölyeyi, kısacası modern endüstriye özgü üretim ve çalışma ilişkilerini çağrıştırıyor. Büyük sanayi üretiminin yerini yeni teknolojilere bırakıyor olmasının, işçi sınıfını önemsizleştirdiği hatta sona erdirdiği yanılsaması, biraz da bu çağrışımdan destek alıyor. Oysa, tek varlığı emek gücü olanların sayısı artmakta.Kapitalizmin esnek üretim örgütlenmesinin emek “piyasasında” yol açtığı büyük ayrışma, parçalanma ve çeşitlenme, global düzeyde oluşan “amele pazarını” görmeyi güçleştiriyor.Özellikle istihdamdaki payı gitgide artan hizmet sektörü,…

"Sınıftan Sınıfa & Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları"

Ankara’nın Kamusal Yüzleri Başkent Üzerine Mekan-Politik Tezler

Ankara’nın Kamusal Yüzleri Başkent Üzerine Mekan-Politik TezlerAnkara’nın, “başkent” kimliğini ve ondan öte Cumhuriyet’i, ulus-devleti simgeleyen üç meydan: Kızılay – Ulus – Sıhhiye…1950’lere dek, Cumhuriyet’in kamusal mekanları idi bu meydanlar… Sonra, gitgide, bir yandan trafik kavşağına dönüştürülerek depolitize edildiler, bir yandan da “öngörülmemiş”, ya da “istenmeyen” bir çoğulculuğa alan açtılar. Ve Ankara’nın, kalabalıklara evsahipliği yapan bir başka kamusal mekanı: Yüksek Caddesi yaya bölgesi… Kentsel gündelik hayatın asli bir unsuru olan, kamusal bir mekanda “yürüme” deneyimi için…

"Ankara’nın Kamusal Yüzleri Başkent Üzerine Mekan-Politik Tezler"

Neden Avrupa Tarihi

Neden Avrupa TarihiElinizdeki bu kitapçık, tarihin ne kadar eğlenceli olduğunun, olabileceğinin küçük bir kanıtı. Huricihan İslamoğlu’nun çerçevesini çizdiği, Avrupa tarihinin değişik veçhelerinden yola çıkan üç tebliğ etrafında yürütülen tartışma, Avrupa tarihinin özelliklerinden çok daha fazlasını sunuyor. Modernliğin tarihsel gelişme süreci ve bu süreçte Avrupa’nın ne ölçüde benzersiz/biricik olduğu meselesi, sürekli etrafında dönülen tartışma odağını oluşturuyor. Kitaptaki üç yazı da, bu genel tartışmayı değişik açılardan tahrik ediyor. Neden Avrupa Tarihi?, önemli teorik sorular içeriyor, ama en…

"Neden Avrupa Tarihi"