Mümin – Kafir Vecdimin Penceresinden / Bir Pırıltı Binbir Işık (kod37)

Mümin – Kafir Vecdimin Penceresinden / Bir Pırıltı Binbir Işık (kod37)Şeytan daima mübalağanın yanındadır. Her ne işte olursa olsun, mübalağanın yanında.. Yani hakikati karartmanın yanında.. Çok defa tefritte, olamayınca ifrattadır..Ah itidal!.. Sen ne büyük sırsın!

"Mümin – Kafir Vecdimin Penceresinden / Bir Pırıltı Binbir Işık (kod37)"

Babıali (kod19)

Babıali (kod19)“Bâbıâli”yi okuyan bazı Müslümanlık taslayıcıların ondan gocunduklarını haber aldım. Onlar, eserin, fikir ve sanat kıymetine dikkat ettikleri halde şahsıma ait günah dolu bir hayatın açığa vuruluşunda ayrıca günah bulunduğu kanaatinde imişler….Yazıklar olsun!..Eğer benim gayem İlâhi rıza olmasaydı da bu çeşit insanları kurtarmak olsaydı onları kurtuluşa asla ehil saymaz, bir köşeye çekilir, “Allah”tan başka kelime etmez, yalnız nefsimizin tezkiyesiyle uğraşır ve işte bu kabil marka Müslümanlarından el etek çekerdim.(Kitap’tan sf.5)

"Babıali (kod19)"

Sahte Kahramanlar (kod10)

Sahte Kahramanlar (kod10)Sahte Kahramanlarislam ve Öbürleri Her konferans, farklı tarih ve şehirlerde çeşitli defalar binlerce dinleyiciye hitaben verilmiş olup büyük ilgi doğurmuştur. 1949’da Büyük Doğu Cemiyetinin kuruluşundan itibaren Anadolu’yu bir uçtan öbür uca sarsan Necip Fazıl için, mevzuu ne olursa olsun verdiği her konferans, “Tanzimattan beri gelen sahte inkılapların çürüttüğü ruh kökümüzü kurtarma, kainat çapında hesaba vurma, Türkün ruh ve madde dünyasını Batının da hayran olacağı ve içinde her derde deva bulacağı bir ideolocya planında…

"Sahte Kahramanlar (kod10)"

Doğru Yolun Sapık Kolları (kod48)

Doğru Yolun Sapık Kolları (kod48)Sahabi ne midir?Ümmetin temel yapısı; kalbini, duygu ve düşüncesini peşin olarak O’na bağlayan ve sonra b bağlanış etrafındaki hakikat dairesi üstünde dilediği gibi akıl atını koşturan -ağzı kantarmalı at- ve artık hiçbir akıl sıkıntısı çekmeyen büyük insan örneği..İşte “Doğru Yolun Sapık Kolları” onlardan sonra kuru akıl ve şeytani hayalin baskısıyla açılmaya başladı.

"Doğru Yolun Sapık Kolları (kod48)"

Bir Adam Yaratmak (kod3)

Bir Adam Yaratmak (kod3)Eser ilk olarak 1937-1938 kışında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda temsil edilmiştir. Olay meçhul bir tarihte İstanbul’da geçer. “Husrev – Bir adam yaratmağa kalkıştım. Ona bir surat ve kader bulmak… Nerede bulayım? Kendimi buldum. Suratsız ve kadersiz adam şahlandı. Zincirini kırdı. Elimden kaçtı. Ben insanım. Beni arkamdan vurdu. Suratsız ve kadersiz adam benim suratımı takındı. Kalıbımı giyindi. Kaderimin içine yattı. (Bir an sükut) Benim de kaderim buymuş.”

"Bir Adam Yaratmak (kod3)"

Çöle İnen Nur (kod39)

Çöle İnen Nur (kod39)İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin boyuna göre açıldığı bu ufuksuz denizde sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yani kendimden uzaklaşabilmak manasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.

"Çöle İnen Nur (kod39)"

Hesaplaşma (kod24)

Hesaplaşma (kod24)Millet.. Şimdi gidin, bağırın en büyük meydanında dünyanın: “Millet, gel!” Milleti tek adam halinde getirebilir misiniz önünüze?.. Millet hiçbir şey istemez ve isteyemez, dünyanın her yerinde… Milletten, isteyeceği şey istetilir, gösterilir ve benimsetilir. Mu manâda biz demokrasi idarelerinden çok uzağız.. Milletin otuz milyondan üç milyona, üç milyondan otuz bine, üç yüze, ve bire inmesi için onları potasında eritecek bir ideâle ihtiyaç vardır!.. Al sana: “Millet-i İslâmiyet ve tek adam”..”(Kitap’tan 37)

"Hesaplaşma (kod24)"

O Ve Ben (kod6)

O Ve Ben (kod6)Hayatını, Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ni “Tanıyıncaya Kadar” ve “Tanıdıktan Sonra” diye iki ana bölüme ayıran Necip Fazıl, Efendisine doğru kendisini cezbeden hâdiseleri de mânâlandırdığı otobiyografik eseri “O Ve Ben”i 1975’de şöyle takdim etmiştir: “Bu eser, dünyaya gelişimden bugüne kadar en hususî renkleri, çizgileri ve sesleriyle hayatımın hikâyesi ve asıl O’nu tanıdıktan sonra mânasını anlamaya başladığım vücut hikmetinin bende tecelli eden yakıcı ifadesidir. Bu bakımdan, kendilerini görünceye kadar malik olabildiğim birbuçuk esere nisbetle bugün…

"O Ve Ben (kod6)"